Şanlıurfa’da geçmişte yağmurun geciktiği dönemlerde çocukların kapı kapı dolaşarak gerçekleştirdiği Çömçe Gelin geleneği, kentin halk kültüründe dikkat çekici bir yere sahipti. Çocuklar, iki tahta parçasından hazırladıkları ve eski elbiseler giydirdikleri kuklayı mahallede gezdirerek yağmur duası ederdi. Ev sahipleri ise kuklanın üzerine su döker, çocuklara bulgur verirdi. Günün sonunda toplanan bulgurun bir kısmıyla çiğ köfte hazırlanır, bir kısmı Balıklıgöl’deki balıklara götürülürdü.
Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Şanlıurfa Mahalli Çocuk Oyunları’ derlemesinde anlatılan bu gelenek, çocukların oyunla duayı bir araya getirdiği eski mahalle yaşamından izler taşıyor. Yağmur bekleyen yetişkinler duaya çıkarken çocuklar da kendi aralarında hazırladıkları kuklayla bu geleneğe katılıyordu.
Çömçe Gelin’in yapımı için iki küçük tahta parçası çapraz biçimde birleştirilirdi. İnsan vücudunu andıran bu iskelete eski veya yırtık bir elbise giydirilerek kukla hazırlanırdı. Çocuk grubunun başındaki kişi kuklayı taşır, diğerleri de onun peşinden mahalledeki evleri dolaşırdı.
Her kapıda aynı amaçla durulurdu: Yağmur dileğini ev sahiplerine duyurmak. Çocuklar birlikte tekerleme söyler, ardından kapının açılmasını beklerdi. Bakanlığın derlemesinde yer alan tekerlemede ‘Çömçe gelin nur ister’, ‘Allah’tan rahmet ister’ ve ‘Balıklara yem ister’ sözleri geçiyor.
Çömçe Gelin oyununda kuklanın üzerine su dökülmesi, yağmur dileğini simgeleyen geleneksel bir davranıştı. Derlemeye göre ev sahibi, çocukların tekerlemesini dinledikten sonra hazırladığı suyu kuklanın başından aşağı boşaltırdı. Kimi zaman çocuklar da şaka amacıyla ıslatılırdı.
Kapıyı açan kişiler yalnızca su dökmekle kalmaz, çocuklara bulgur da verirdi. Böylece mahalledeki evler, çocukların birlikte gerçekleştirdiği bu geleneğe katkıda bulunurdu. Toplanan bulgurun nasıl değerlendirileceği de oyunun önemli bir parçasıydı.
Mahalledeki ziyaretler tamamlandığında çocuklar bir araya gelerek topladıkları bulgurun bir bölümüyle çiğ köfte hazırlayıp yerdi. Geri kalan önemli bir kısmı ise Balıklıgöl’deki balıklara yem olarak götürülürdü.
Derlemede çocukların Balıklıgöl’e ulaştıklarında ellerini açıp yağmur için dua ettikleri de anlatılıyor. Böylece Çömçe Gelin, mahallede başlayan ve Balıklıgöl’de sona eren bir çocuk geleneği olarak aktarılıyor.
Çömçe Gelin, yalnızca bir çocuk oyunu değil; yağmur beklentisini, mahalle dayanışmasını ve yerel inanışları bir araya getiren folklorik bir uygulamaydı. Çocukların birlikte kukla hazırlaması, evleri dolaşması ve topladıklarını paylaşması, geleneğin toplumsal yönünü de ortaya koyuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının tarihsel derlemesi bu uygulamanın nasıl gerçekleştirildiğini kayıt altına alıyor. Ancak geleneğin ilk ne zaman ortaya çıktığı ve günümüzde Şanlıurfa’nın hangi bölgelerinde sürdürüldüğü konusunda güncel bir bilgi bulunmuyor.
Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.
