Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde Fırat Nehri’ne hâkim kayalık tepe üzerinde bulunan Birecik Kalesi, geçmişte Beyaz Kale adıyla tanınıyordu. Tarihî kaynaklarda Kal’etül Beyza ve Beyda olarak da geçen bu adın, kalenin üzerinde yükseldiği beyaz kalker kayalıklardan geldiği belirtiliyor. Yapının geçmişi farklı dönemlere uzanırken, şehir surlarında Memlük dönemine ait kitabeler de bulunuyor.
Millî Eğitim Bakanlığının Okul Dışı Öğrenme Ortamları platformu, Birecik Kaymakamlığı ve Şanlıurfa Kültür Atlası’nda kalenin konumu, tarihî adları ve mimari özellikleri anlatılıyor. Fırat geçişine ve Birecik Ovası’na hâkim konumdaki yapı, ilçenin tarihî savunma mirasının önemli parçaları arasında yer alıyor.
Birecik Kalesi’nin eski adının kaynağı, üzerinde bulunduğu beyaz kalker tepe. Resmî tanıtımlarda kalenin Beyaz Kale anlamına gelen Kal’etül Beyza ve Beyda adlarıyla anıldığı aktarılıyor.
Kale, Fırat Nehri’nin doğu yamacındaki kayalık alan üzerinde bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Kültür Portalı’nda da yapının nehir geçişini ve Birecik Ovası’nı gören konumuna dikkat çekiliyor. Kalenin bulunduğu yüksek alan, tarihî yerleşimin çevresindeki coğrafi yapıyla doğrudan bağlantılı.
Birecik Kalesi’nin ilk kez hangi tarihte inşa edildiği kesin olarak bilinmiyor. Birecik Kaymakamlığının tanıtımında yapının geçmişi Asurlular dönemine kadar götürülürken, Şanlıurfa Kültür ve Turizm Rehberi’nde 13. yüzyıla ilişkin bilgiler yer alıyor.
Şanlıurfa Kültür Atlası’nda ise kalenin son biçimini 13. yüzyılda aldığı belirtiliyor. Bu nedenle kalenin ilk kuruluş tarihiyle daha sonraki inşa ve onarım dönemlerini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Yapının geçmişinde Memlük dönemi de önemli bir yer tutuyor. Kültür Portalı’ndaki bilgilere göre surların bir bölümünün Memlük Sultanı Kayıtbay döneminde yaptırıldığı, yapı üzerindeki kitabelerden anlaşılıyor.
Birecik Kaymakamlığının tanıtımında kalenin büyük kesme taşlarla inşa edildiği, duvarlarının 30-40 metreye ulaşan yüksekliğe sahip olduğu ve 12 burcunun bulunduğu aktarılıyor. Bu ölçüler, yapının tarihî mimari özelliklerine ilişkin kayıtlarda yer alıyor.
Kale, geçen yüzyıllar boyunca önemli ölçüde tahrip oldu. Bu nedenle tarihî kaynaklarda anlatılan duvarların ve burçların tamamının günümüzde ayakta bulunduğu söylenemiyor.
Birecik’in tarihî savunma yapıları arasında kalenin yanı sıra şehir surları ve bu surlara ait kapılar da bulunuyor. Geçmişte dört kapısı olduğu belirtilen şehir surlarından Urfa Kapısı ve Meçan Kapısı günümüze ulaşan yapılar arasında gösteriliyor.
Mustafa Güler’in 18 Aralık 2023 tarihinde yayımlanan akademik araştırmasında, Urfa Kapısı’nın doğu surlarında, Meçan Kapısı’nın ise güneydoğu bölümünde bulunduğu belirtiliyor. Çalışmada Meçan Kapısı’nın kısmen yıkıldığı da aktarılıyor.
Araştırmaya göre Urfa Kapısı üzerindeki kitabeler, sur inşasının 16 Ekim 1483 tarihinde tamamlandığını gösteriyor. Böylece Birecik’in tarihî savunma yapılarında Memlük dönemine ilişkin tarihlendirilebilen mimari izler bulunuyor.
Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.
