Birecik’in kelaynakları yok olmanın eşiğinden döndü! 1977’de başlayan kurtuluş hikâyesi

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde geçmişte binlerce kuştan oluşan koloniler hâlinde yaşayan kelaynaklar, tarım ilaçları ve yaşam alanlarının daralması nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşılaştı. 1977 yılında kurulan Kelaynak Üretme ve Koruma İstasyonu, türün Türkiye’deki varlığını sürdürmesinde önemli rol oynuyor.

Fırat Nehri kıyısındaki Birecik’te kelaynak kuşlarının hikâyesi, yıllar önce yaşanan büyük nüfus kaybıyla başladı. Bir dönem ilçenin kayalıklarında kalabalık koloniler oluşturan kuşların sayısı, 1950’li yıllardan itibaren hızla azaldı. Özellikle tarımda kullanılan DDT içerikli ilaçlar, kelaynakların yaşamını ve üreme başarısını olumsuz etkiledi. Bugün ilçede sürdürülen koruma çalışmaları sayesinde bu kuşlar yaşamlarını sürdürüyor.

Kelaynakların sayısındaki büyük düşüşün başlıca nedenlerinden biri, 1950’li yıllarda çekirgelerle mücadele amacıyla yapılan tarımsal ilaçlamalar oldu.

Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün aktardığı bilgilere göre DDT içerikli kimyasallar, kelaynak kolonilerinin ciddi kayıplar yaşamasına yol açtı.

Avcılık, tarım alanlarındaki değişim ve doğal beslenme bölgelerinin daralması da kuşların yaşam koşullarını zorlaştırdı. Hayatta kalan bireylerin üreme başarısının düşmesi, nüfusun yeniden artmasını engelledi.

Kelaynakların tamamen ortadan kaybolmasını önlemek amacıyla 1977 yılında Birecik’te koruma ve üretme istasyonu kuruldu.

Merkezde kuşların beslenmesi, üremesi ve sağlık durumları takip ediliyor. Üreme döneminde kontrollü şekilde serbest bırakılan kelaynaklar, doğal ortamlarında uçabiliyor ve beslenebiliyor.

Göç dönemine yaklaşırken yeniden koruma altına alınmaları ise uzun göç yolculuklarında karşılaşabilecekleri tehlikeleri azaltmayı amaçlıyor.

Kelaynakların üreme hazırlıkları genellikle şubat ve mart aylarında başlıyor. İlkbaharda yuvalarını hazırlayan kuşlar, yumurtadan çıkan yavrularını birlikte besliyor.

Yavrular büyüdükçe uçmayı öğreniyor. Yetişkin kuşlar ise uzun ve kıvrık gagalarıyla toprakta böcek ve diğer küçük canlıları arayarak besleniyor.

Bilimsel adı Geronticus eremita olan kelaynaklar, kırmızı ve kıvrık gagalarıyla kolayca tanınıyor.

Yavruların baş ve boyun bölgelerinde başlangıçta tüy bulunuyor. Kuşlar büyüdükçe bu tüyler dökülüyor ve yetişkinlere özgü tüysüz baş görünümü ortaya çıkıyor.

Siyah gibi görünen gövde tüyleri ise güneş ışığında yeşil ve mor renklerde parlayabiliyor.

Kelaynaklar, yıllardır Birecik’in simgeleri arasında yer alıyor. Yöre halkı tarafından bereketle ilişkilendirilen kuşlar için geçmişten bugüne çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Birecik’teki koruma istasyonu, türün üremesine imkân sağlamasının yanı sıra ziyaretçilere kelaynakları yakından tanıma fırsatı da sunuyor.

Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.

Kaynak: https://www.urfanatik.com/birecikin-kelaynaklari-yok-olmanin-esiginden-dondu-1977de-baslayan-kurtulus-hikayesi

Exit mobile version