Şanlıurfa’da ailelerin geçim sınavı: Çocuk büyütmenin maliyeti bütçeleri aştı

Türkiye’de yükselen hayat pahalılığı, kira, fatura, gıda ve temel tüketim giderlerinin yanı sıra çocuk sahibi olan ailelerin omuzlarındaki ekonomik yükü de her geçen gün artırıyor. Özellikle bebek bakım ürünlerinden giyime, sağlıktan okul ve üniversite harcamalarına kadar uzanan kalemler, dar ve sabit gelirli ailelerin bütçesini zorluyor.

Mevcut gelirlerle çocuk büyütmenin her geçen gün daha güç hâle geldiğine dikkat çeken vatandaşlar, özellikle kirada yaşayan ve asgari ücretle çalışan ailelerin çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük sıkıntı yaşadığını vurguluyor.

Urfanatik mikrofonlarına konuşan Şanlıurfalı vatandaşlar, artan yaşam maliyetlerini, eğitim ve bakım giderlerini ve bir çocuğu iyi şartlarda yetiştirebilmek için gereken bütçeyi değerlendirdi.

Ekonomik şartlar nedeniyle çocuk bakmanın başlı başına zor bir süreç haline geldiğini ve alım gücünün giderek düştüğünü belirten Nermin Gündüz, önemli olanın çocuğu iyi bir ortamda yetiştirmek olduğunu ifade ederek;

“Türkiye’de mevcut ekonomik şartlarda çocuk bakmak çok zor. Bugün bir çocuğun sadece temel ihtiyaçları için bile 30-40 bin liradan az harcama yapamıyorsunuz ve birçok ailenin bütçesi tek bir çocuğa dahi yetmiyor. İnsanların alım gücü gittikçe düşüyor. Çocuk dünyaya getirmek önemli değil, asıl önemli olan o çocuğa iyi bir şekilde bakıp onu yetiştirebilmektir. Anne ve baba ne iş yaparsa yapsın geçinmekte zorlanıyor, kira giderleri bütçeleri aşıyor. Çocuğun bezi, sütü, kıyafeti ve anaokulu derken masraflar en az 10 bin liradan başlıyor. Evlatlarınıza iyi bir hayat sunmak ve onları sağlam bir ortamda yetiştirmek istiyorsanız, hane gelirinin net 200 bin lira olması lazım. Artık bu hayat pahalılığının durması gerekiyor” dedi.

Çocukların eğitim, sağlık ve giyim masraflarını karşılamakta büyük güçlük çektiklerini dile getiren Hüseyin Alay, yaşadığı geçim sıkıntısını şu sözlerle anlattı;

“Çocuklarımızın defter, kalem, kıyafet ve hastane gibi masraflarına artık yetişemiyoruz. Bu yıl sadece bir çocuğumun eğitim masrafları için 10 bin liraya yakın para harcadım. Ev kirası ve evin diğer giderleri üst üste biniyor. Şu an işten çıkarıldım, işim yok; kredi borçlarım birikti ve icralık oldum. Asgari ücretin 28 bin lira, ev kirasının 30 bin lira olduğu bir ortamda ailemi ve çocuklarımı nasıl geçindirebilirim? Çocuklarım iyi yetişsin, benim çektiğim sıkıntıları çekmesinler diye her gün oradan oraya ek iş arıyorum, onlara zaman bile ayıramıyorum. Kendi ihtiyaçlarımızı çoktan geçtik, artık sadece çocuklarımızın masraflarına yetişmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Çocuk büyütmenin sadece karın doyurmaktan ibaret olmadığını ve asgari ücretle çalışan bir ailenin bu yükün altından kalkamayacağını vurgulayan Mehmet Birkan Yağmurlu;

“Türkiye’de bu ekonomik tabloda çocuk büyütmek oldukça güç. Benim maddi durumum yerinde ancak asgari ücretle çalışan ve kirada oturan biri çocuklarına bakamaz. 28 bin lira maaş alan bir insan kirayı mı, faturaları mı, evin mutfak giderlerini mi ödesin yoksa çocuğunun masraflarını mı karşılasın? Çocuğunu rahat bir şekilde büyütmek istiyorsan 100 bin liraya yakın maaş almalısın. Çocuk büyütmek sadece karnını doyurmakla bitmiyor; giyimi, eğitimi, sağlık ve okul giderleri var. Bir çocuk bir şey istediğinde ailesi maddi imkânsızlıklar yüzünden onu alamıyorsa bu durum anne babayı derinden üzüyor. Bugünkü şartlarda birçok aile, bırakın çocuğuna rahat bir gelecek sunmayı, kendi temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanıyor” diye konuştu.

Çocukların yaşları büyüdükçe eğitim ve barınma giderlerinin de katlandığına dikkat çeken Reşat Koçyiğit, üniversitede okuyan çocuğunun masraflarının bütçesini zorladığını belirterek;

“Mevcut ekonomik koşullarda çocuk büyütmek ailelerin belini büküyor. Çocuklarım büyüdü, üniversiteye gönderdim ancak masraflar bitmedi. Devlet yurdunda kalan çocuğuma yemeklerin yetersiz olması, çamaşır makinelerinin ve banyoların arızalı olması gibi sıkıntılar nedeniyle kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için her hafta 10 bin liraya yakın para gönderiyorum. Ben okumak için gönderdiğim çocuğumu bu şartlarda nasıl geçindireyim? Hele asgari ücretle çalışıp kirada oturan biri; kirasını, faturasını ödeyip çocuklarına nasıl baksın, 28 bin lira bu harcamalara yeter mi? Bir ailenin çocuğunu rahatça büyütüp defterini, kitabını ve ihtiyaçlarını eksiksiz alabilmesi için en az 100 bin lira gelirinin olması gerekiyor. Bizler artık sadece ailemize insanca bakabilmek istiyoruz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.

Kaynak: https://www.urfanatik.com/video/sanliurfada-ailelerin-gecim-sinavi-cocuk-buyutmenin-maliyeti-butceleri-asti

Exit mobile version