Genç nüfusuyla dikkat çeken Şanlıurfa’da eğitim, işsizlik ve gençlerin geleceği en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. Özellikle üniversite mezunlarının iş bulmakta yaşadığı zorluklar, gençlerin eğitim hayatına devam etmesi mi yoksa erken yaşta bir meslek edinmesi mi gerektiği sorusunu gündeme getiriyor.
Urfanatik olarak Şanlıurfa’nın sokak ve caddelerinde vatandaşların görüş ve düşüncelerini gündeme taşımaya devam ediyoruz.
Bu kapsamda mikrofon uzattığımız vatandaşlara “Günümüzde gençler okumalı mı, yoksa iş hayatına mı atılmalı?” sorusunu yönelttik.
Vatandaşların bir kısmı eğitimin her şeyden önce geldiğini ifade ederken, bazıları ise gençlerin meslek liselerine yönelerek erken yaşta iş hayatına hazırlanması gerektiğini savundu. Özellikle üniversite mezunlarının yaşadığı işsizlik sorunu ve gençlere sağlanması gereken devlet destekleri dikkat çeken konular arasında yer aldı.
Gençlerin meslek liselerinde eğitim görerek erken yaşta iş hayatına hazırlanması gerektiğini belirten Yusuf Can Yardımcı, meslek edinmenin geleceğe yönelik önemli bir avantaj sağladığını ifade ederek;
“Bence gençler iş hayatına atılmalı. Çünkü okula boş gidip boş gelmek yerine meslek lisesine giderlerse en azından staj görerek bir iş sahibi olmayı öğrenirler. Bu sayede ailelerine de katkıda bulunabilirler. Ben aşçılık bölümünde okuyorum ve her ay maaşımı alıyorum. En azından geleceğimin bir işi var. Gençler Anadolu lisesine gitmek yerine meslek liselerinde okuyarak meslek sahibi olabilirler” dedi.
Gençlerin eğitim hayatına devam etmesi gerektiğini savunan Esmanur Yılmaz, eğitimin bireylerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Harran’da tıp fakültesinde eğitim gördüğünü belirten Yılmaz, gençlerin okumaya teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayarak;
“Ben tıp fakültesi öğrencisiyim. Gençlerin okumasını daha çok teşvik ediyorum. Çünkü okumayan bazı gençlerin sokaklarda uygun olmayan davranışlarda bulunduğunu görebiliyoruz. Eğitimin her yaşta ve her zaman önemli olduğunu düşünüyorum. Her yaşta yeni şeyler öğreniyoruz ve yeni birikimler elde ediyoruz. Şanlıurfa’da eğitim seviyesinin düşük olduğunun da farkındayız. Ancak daha büyük ve gelişmiş şehirlerde de olduğu gibi okumanın çok önemli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Gençlerin öncelikle eğitimlerini tamamlaması gerektiğini ifade eden Ahmet Cevit, devletin de eğitim hayatına devam eden öğrencilere daha fazla destek sağlaması gerektiğini belirterek;
“Gençler tabii ki okumalı. Okul bizim önceliğimizdir. Okumayan bir insanın iş hayatı da olmaz, başarısı da olmaz. İnsan okuyacak ki önünü görebilsin. Ben de okudum, daha sonra iş hayatına atıldım ve şu anda emekliyim. Gençlerimizin okuması gerekiyor. Devlet de bu gençlere güzel burslar vermeli. Onların yurtlarını, okullarını ve eğitim durumlarını takip etmeli” dedi.
Üniversite öğrencilerinin ekonomik nedenlerle farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Cevit, gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra iş hayatına yönelmesi gerektiğini ifade ederek;
“Gençlerimiz önce okuyacak, daha sonra iş hayatına atılıp atılmamak kendi tercihleridir. Tabii iş hayatına girmek için de sermaye gerekiyor. Bugün birçok üniversite öğrencisi belediyelerde temizlik işlerinde çalışıyor, kafelerde çalışıyor. Bu nedenle devletimizin geleceğimiz olan gençlerimize mutlaka sahip çıkması gerekiyor. Çünkü gençler bizim geleceğimizdir” diye konuştu.
Üniversite mezunu gençlerin iş bulmakta zorlandığını belirten Refik Nihat Güzel ise gençlerin meslek edinerek iş hayatına yönelmesi gerektiğini savundu.
Üniversite mezunu sayısının artmasına rağmen istihdam olanaklarının yetersiz kaldığını dile getiren Güzel;
“Gençler mutlaka iş hayatına atılmalı. Bugün bir sürü üniversite mezunu genç var ama birçoğu işsiz geziyor. Bazı Urfalılar Suriyeli kardeşlerimize kızıyor ama Suriyeli kardeşlerimiz Şanlıurfa’yı terk etse bugün birçok sektörde işçi bulamayız. İnşaatlarda bile çalışacak işçi bulmakta zorlanırız. Bu durumun nedenlerinden biri de 4+4+4 eğitim sistemidir. Bugün ortaokulu bitiren bir genç, 17-18 yaşına geldiğinde gidip çıraklık yapamıyor” dedi.
Genç işsizliğinin temel nedenlerinden birinin üniversite sayısındaki artışa rağmen yeterli istihdamın sağlanamaması olduğunu savunan Güzel, diplomalı gençlerin iş bulmakta zorlandığını belirterek;
“Ben işsizliğin temelini üniversitelerin çoğalmasına ve istihdamın olmamasına bağlıyorum. İstihdam yok. Üniversite mezunu gençler var ama atama yok. Bugün birçok öğretmen, hemşire ve avukat iş bulmakta zorlanıyor. Hatta bürosunun kirasını ödeyemeyen avukatlar var. Okumak isteyen genç tabii ki okuyacak, kendisini geliştirecek ve ileri gitmeye gayret edecek. Ancak akademik eğitimde ilerlemek istemeyen bir öğrencinin mutlaka sanayiye veya başka bir iş koluna yönelerek meslek edinmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.