Bir başörtüsüne işlenen biber oyası, eşinden duyduğu incitici sözleri; kaynanadili çiçeği motifi ise kayınvalidesiyle yaşadığı sorunları anlatabiliyordu. Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün arşivinde bulunduğu belirtilen Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi’nin Eylül 2012 tarihli sayısında, Anadolu’nun geleneksel giyim kültüründeki bu sembolik anlatım biçimlerine yer veriliyor. Derlemede, kadınların başörtülerindeki çiçeklerin ve oyaların yalnızca süsleme amacı taşımadığı, kimi zaman duyguları ifade etmek için de kullanıldığı aktarılıyor.
Ekber Yeşilyurt’un araştırma ve gözlemlerine dayandırılan yazı, geçmişte giyim kuşamın insanlar arasındaki iletişimde üstlenebildiği farklı bir işleve dikkat çekiyor. Motiflere yüklenen anlamlar, doğrudan söylenmeyen düşüncelerin başörtüsü üzerindeki küçük ayrıntılarla anlatılabildiği bir kültürel geleneğin örnekleri olarak sunuluyor.
Derlemede aktarılan örneklere göre biber oyası, eşinden incitici sözler duyan bir kadının duygularını ifade etmek için kullanılabilen motifler arasında yer alıyordu. Kaynanadili çiçeği motifi ise kayınvalideyle yaşanan anlaşmazlıkların sembolik anlatımıyla ilişkilendiriliyordu.
Bu örneklerde başörtüsünün üzerindeki işleme, yalnızca kıyafeti tamamlayan bir ayrıntı olmaktan çıkıyor; belirli duygulara ve aile içindeki ilişkilere gönderme yapan bir işarete dönüşüyordu. Ancak söz konusu anlamların bütün Şanlıurfa’da aynı biçimde kullanıldığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Anlatılanlar, 2012 tarihli kültürel derlemede yer verilen geleneksel örneklerle sınırlı.
Başörtüsü süslemelerine ilişkin bir başka ayrıntı da çiçek sayısına yüklenen anlamdı. Kaynak özetinde aktarıldığına göre başa takılan tek çiçek bekârlığı, iki çiçek ise evliliği simgeleyebiliyordu. Böylece çiçeğin yalnızca türü değil, kullanım biçimi de sembolik anlatımın bir parçası olabiliyordu.
Bu kültürel örnekler, geçmişte kadınların kıyafetleri aracılığıyla kendilerini ifade edebildiğine ilişkin anlatımlar sunuyor. Bununla birlikte çiçeklerin taşıdığı anlamların günümüzde de aynı şekilde sürdüğü veya yalnızca Şanlıurfa’ya özgü olduğu kesin olarak söylenemiyor.
Şanlıurfa’nın geleneksel kadın giyiminde başörtüsünün yanı sıra farklı takı ve aksesuarlar da bulunuyordu. Derlemede tepelik, alınlık, zülüflük, hızma, gerdanlık ve halhal yöresel süslenme kültürünün örnekleri arasında sıralanıyor. Ayrıca Siverek’e ait geleneksel baş bağlama biçiminin görsel olarak ele alındığı belirtiliyor.
Bu anlatımlar, başörtüsü motifleriyle takıların geçmişteki giyim kültüründe farklı işlevler üstlendiğini gösteren tarihî ve kültürel örnekler sunuyor.
Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.
Kaynak: https://www.urfanatik.com/sanliurfanin-eski-basortulerinde-sakli-dil-bir-cicek-bile-mesaj-tasiyordu