Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde geçmişte kadın ve erkeklerin ellerine, yüzlerine ve kollarına yaptırdığı geleneksel dövmeler, yalnızca süslenme amacı taşımıyordu. Avuç içine işlenen noktaların yemeklere bereket ve çiğ köfteye lezzet getireceğine inanılırken yüzdeki bazı işaretler kişinin tanınması ve aşiret aidiyetiyle ilişkilendiriliyordu. Harran Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ebru Okutan Akalın’ın araştırması, bugün giderek unutulan bu geleneğin geçmişte nasıl bir iletişim aracı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.
Şanlıurfa Kültür Atlası’nda 12 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan çalışma, ağırlıklı olarak Eylül 2016’da gerçekleştirilen saha görüşmelerine dayanıyor. Araştırmada ceylan, tarak, ay, yıldız, çiçek ve nokta motiflerinin farklı anlamları inceleniyor.
Harran’daki dövme geleneğinin dikkat çeken örneklerinden biri avuç içine yapılan küçük noktalardı. Araştırmaya katılan bazı kişilerin anlatımına göre bu işaretlerin hazırlanan yemeklere bereket, özellikle çiğ köfteye lezzet katacağına inanılıyordu. Bu anlamlar, dövmeye yüklenen geleneksel inanışları yansıtıyor.
İşaretlerin kullanıldığı yerler de çeşitlilik gösteriyordu. El ve avuç içinin yanı sıra yüz, kol ve ayak bileklerinde farklı desenlere rastlanıyordu. Bazı motifler güzellik ve süslenmeyle, bazıları ise nazardan korunma düşüncesiyle ilişkilendiriliyordu.
Araştırmada yüzde bulunan ve Ves’m-el Beggar olarak adlandırılan nokta işaretlerine de yer veriliyor. Görüşmecilerin anlatımlarında bu dövmeler, kişinin tanınmasını sağlayan veya aşiret aidiyetini gösteren semboller arasında bulunuyor.
Harran’da dövme için dek ve dak adlarının da kullanıldığı belirtiliyor. Geleneği uygulayan erkekler dekkak, kadınlar ise dekkake olarak adlandırılıyordu. Bu sözcükler, dövmenin yalnızca bedene işlenen bir desen değil, kendine özgü uygulayıcıları ve adlandırmaları bulunan bir gelenek olduğunu gösteriyor.
Çalışmada 9 Eylül 2016 tarihinde görüşülen geleneksel dövme uygulayıcısı Şaha Özyavuz’un anlatımına da yer veriliyor. Özyavuz, geçmişte dövme yapılırken is, hayvan ödü, anne sütü ve iğneler kullanıldığını aktarıyor. Bunlar tarihsel uygulamaların kaydı niteliğinde olup güvenli yöntemler olarak değerlendirilmemeli.
Akalın’ın saha araştırmasında dövmelerin daha çok orta yaş üzerindeki kişilerde görüldüğü, gençlerin ise bu uygulamaya ilgi göstermediği belirtiliyor. Çalışmanın bir sürümü 2019 yılında Folklor Akademi Dergisi’nde yayımlandı; daha sonra Şanlıurfa Kültür Atlası’na da alındı.
Şanlıurfa Valiliğinin kültürel miras envanterinde yer verilen araştırma, Harran’daki dövme motiflerini ve bunlara yüklenen anlamları sözlü anlatımlarla belgeliyor.
Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.
