Şanlıurfa’nın yetiştirdiği önemli din alimleri ve gönül insanları arasında yer alan Muhammed Lütfi Okumuş, halk arasında Mirme Hoca veya Mirini Hoca olarak tanındı. Hafızlığı, ilmi, tasavvufi yönü ve şiirleriyle döneminin saygı duyulan isimlerinden biri olan Okumuş, geride bıraktığı hatıralarla Urfa’nın manevi tarihinde iz bıraktı.
Muhammed Lütfi Okumuş, 1889 yılında Urfa’da dünyaya geldi. Babası Seyyid İsmail Celal, annesi ise Hatice Hanım’dır. Seyyid bir aileye mensup olan Okumuş’un atalarının Bağdat’tan Urfa’ya geldiği ve Naimi Aşireti’ne mensup oldukları aktarılmaktadır.
İlk eğitimini babası İsmail Hoca’dan alan Muhammed Lütfi Okumuş, daha sonra dönemin önemli hocalarından Buluntu Hoca’nın derslerine devam etti. Küçük yaşlardan itibaren ilme ve tasavvufa ilgi gösteren Okumuş, hem Kadirî hem de Nakşibendî geleneği içerisinde yer aldı.
SAVAŞ YILLARINDA ESİR DÜŞTÜ
Mirme Hoca’nın hayatındaki en dikkat çekici dönemlerden biri de Birinci Dünya Savaşı yılları oldu.
1915 yılında Suriye-Filistin bölgesinde savaşırken esir düşen Okumuş, uzun süren esaret döneminde oldukça zorlu şartlarla karşı karşıya kaldı. Geceleri sıcaklığın ciddi şekilde düştüğü çöl şartlarında donma tehlikesi geçirdi.
Esaretten kurtulmasının ardından günlerce süren zorlu bir yolculuk yaparak memleketi Urfa’ya ulaşmayı başardı. Bu dönem, onun hayatında derin izler bırakan hadiselerden biri olarak anlatıldı.

SURUÇ’TAKİ MECLİSTE ANLATILAN KERAMET
Mirme Hoca hakkında yıllar içerisinde çok sayıda hatıra anlatıldı. Bunlardan en dikkat çekici olanlarından biri ise Suruç’ta, dönemin meşhur alimlerinden Şeyh İmam Kosan’ın meclisinde yaşandığı aktarılan olaydır.
Geniş bir bahçede gerçekleştirilen sohbette iman, Allah ve Peygamber sevgisi, evliyaların halleri ve kerametler konuşulurken bazı tarikat müritlerinin karınlarına şiş soktuğu, yanaklarına iğne batırdığı anlatılır.
Bu gösteriler karşısında Mirme Hoca’nın müritleri uyardığı ve bu tür davranışların doğru olmadığını söylediği aktarılır. Ona göre bu tür hareketler, kişinin bağlı olduğu ecdadına ve şeyhlerine eziyet anlamına geliyordu.
“BİR KERAMET GÖSTER” ISRARI
Mecliste bulunanlardan biri bir süre sonra Mirme Hoca’ya dönerek kendisinden bir keramet göstermesini istedi. Ancak Mirme Hoca bu talebe önce sıcak yaklaşmadı.
Israrların devam etmesi üzerine bir süre düşünen Mirme Hoca, yanında bulunan ceviz ağacından yapılmış bastonunu aldı ve bahçenin uzak bir köşesine doğru fırlattı. Anlatılanlara göre baston yere düşmek yerine dik bir şekilde ayakta kaldı.
Mecliste bulunanlar büyük bir şaşkınlık yaşarken, Mirme Hoca bastonuna doğru elini kaldırarak Gel dedi. Rivayete göre baston, o anda insan gibi adım atarak Mirme Hoca’nın bulunduğu yere doğru ilerlemeye başladı.
Hafız, alim, veli ve şair kimliğiyle tanınan Muhammed Lütfi Okumuş, Aralık 1964’te hayatını kaybetti. Cenazesi, Şanlıurfa’daki Bediüzzaman Aile Mezarlığı’na defnedildi.
Kaynak: ŞURKAV Arşiv



