1. Haberler
  2. Genel
  3. Şanlıurfa’nın asırlık ahşap kapılarında 50’den fazla süsleme geleneğinin izleri

Şanlıurfa’nın asırlık ahşap kapılarında 50’den fazla süsleme geleneğinin izleri

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şanlıurfa’nın tarihî evlerinde bulunan ahşap kapılar, yalnızca evlerin girişini değil, geçmişteki ustaların el emeğini de bugüne taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Şanlıurfa el sanatlarına ilişkin derlemesine göre kentteki eski ahşap eserlerde 50’den fazla süsleme kompozisyonu tespit edildi. Bazı kapı ve pencere kitabelerinin 1800’lü yıllara uzanması, bu işçiliğin tarihî geçmişini ortaya koyuyor.

Ahşap yüzeylere işlenen çiçekler, yapraklar, geometrik şekiller ve rozetler, Urfalı marangozların kullandığı süsleme biçimleri arasında yer alıyor. Eski kapılarda yalnızca desenler değil, ustaların isimleri ve yapım dönemlerine ilişkin kitabeler de bulunuyor.

Geleneksel Urfa ahşap işçiliğinde bitkisel ve geometrik süslemeler önemli yer tutuyordu. Çiçek ve yaprak biçimleri, palmetler, birbirini kesen daireler ve rozetler kapıların görünümünü belirleyen ayrıntılar arasındaydı.

Ustalar bu desenleri oluştururken oyma, kakma, kündekâri, kafes ve muşarabiye gibi farklı tekniklerden yararlanıyordu. Bazı kapılarda Arap harfleriyle yazılmış dinî ifadeler ve manzum kitabeler de yer alıyordu. Ancak her desenin ayrı bir sembolik anlam taşıdığına ilişkin kesin bir bilgi bulunmuyor.

Şanlıurfa’da marangozluk geçmişte iki ayrı uzmanlık alanına ayrılıyordu. İnce Neccârlar, daha çok süsleme ve ayrıntılı işçilik gerektiren ahşap ürünler hazırlıyordu. Kaba Neccârlar ise farklı marangozluk işlerinde çalışıyordu.

İnce Neccârların Karameydan çevresindeki dükkânlarında işlemeli kapı ve pencere kanatlarının yanı sıra çeyiz sandıkları ve ayna çerçeveleri üretiliyordu. Kaba Neccârlar ise Neccâr Pazarı olarak bilinen çarşıda faaliyet gösteriyordu. Böylece ahşap işçiliği, eski Urfa’nın çarşı kültüründe de kendine yer buluyordu.

Kültür ve Turizm Bakanlığının derlemesinde, Rızvaniye Camii’nin 1716-1721 dönemine ait kapısı ile 1781 yılında inşa edilen Nakibzâde Hacı İbrahim Efendi Medresesi Kütüphanesi’nin kapısı, tarihî ahşap eserlerin önemli örnekleri arasında gösteriliyor.

Eski Urfa evlerindeki bazı kapı ve pencere kitabeleri ise 1835, 1854, 1859, 1868 ve 1875 yıllarına tarihleniyor. Bu kitabelerde Neccâr Mehmet, Yeşilneccârzâde Bekir, El-Hac Hüseyin ve Ahmet Hamdi gibi ustaların isimlerine rastlanıyor. Yazılı kayıtlar, ahşap eserlerin hangi dönemlerde ve kimlerin emeğiyle ortaya çıktığına ilişkin izler taşıyor.

Ahşabın zaman içinde yıpranabilen bir malzeme olması, eski eserlerin korunmasını güçleştiriyor. Bakanlığın tarihî derlemesinde, Şanlıurfa’daki bazı kapı ve pencere kanatlarının korunmaları amacıyla geçmişte Şanlıurfa Müzesi tarafından toplandığı belirtiliyor.

Derleme, geleneksel süslemeli ağaç oymacılığının zamanla gerilediğini de aktarıyor.

Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.

Kaynak: https://www.urfanatik.com/sanliurfanin-asirlik-ahsap-kapilarinda-50den-fazla-susleme-geleneginin-izleri

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Şanlıurfa’nın asırlık ahşap kapılarında 50’den fazla süsleme geleneğinin izleri
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Suruç Gündem Son Dakika Suruç Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.