Şanlıurfa’da uzun kış gecelerinde aileleri aynı sofranın etrafında buluşturan eğlencelerden biri de Peçiç oyunuydu. Bugün pek bilinmeyen bu geleneksel oyunda dört siyah, dört beyaz taş ve zar yerine kullanılan altı küçük boncuk bulunuyordu. Ancak taşları oyun alanına yerleştirmek için yalnızca boncukları atmak yetmiyordu. Oyuncunun önce 12 sayısını elde etmesi gerekiyordu.
Şanlıurfa Valiliğinin kültürel miras çalışmaları kapsamında hazırlanan Şanlıurfa Kültür Atlası’nda araştırmacı Şükrü Üzümcü’nün 12 Eylül 2025 tarihli çalışması, Peçiç’in nasıl oynandığını ve kendine özgü kurallarını anlatıyor. Geçmişte evlerde oynanan bu oyun, ailelerin birlikte zaman geçirdiği geleneksel eğlenceler arasında yer alıyordu.
Peçiç, iki kişiyle veya ikişer kişilik iki takımla oynanabilen geleneksel bir taş oyunudur. Oyuncular dört taşını belirlenen güzergâhta ilerleterek rakibine kaptırmadan kendi bitiş alanına ulaştırmaya çalışır. Bunun için hem boncukların getirdiği sayıları takip etmek hem de taşların konumunu doğru belirlemek gerekir.
Oyunun zemini de oldukça farklıdır. Yaklaşık 13 santimetre genişliğinde ve 69 santimetre uzunluğunda kumaş parçaları artı biçiminde birleştirilir. Üzerinde kareler ve dikdörtgenler bulunan bu kumaş, oyun tahtasının görevini üstlenir. Taşları saklamak için kumaşa bir cep de hazırlanır. Araştırmaya göre oyun taşları boş iplik makaralarından yapılabilmektedir.
Peçiç’in en dikkat çekici özelliği, zar yerine kullanılan altı boncuğun farklı sayılar oluşturmasıdır. Boncukların açık ve kapalı yüzlerinin hangi düzende geldiği, oyuncunun kaç adım ilerleyebileceğini belirler.
Beş boncuk açık, biri kapalı geldiğinde 12 sayısı elde edilir. Bir boncuğun açık, beşinin kapalı gelmesi ise 25 değerini verir. Altı boncuğun tamamı kapalı olduğunda ortaya çıkan sayı 8’dir.
Oyuncunun ilk taşını oyuna sokabilmesi için 12 sayısını bulması gerekirken özel başlangıç noktasına taş yerleştirmek için 25 sayısı kullanılır. Bu kurallar, Peçiç’i yalnızca taşların ilerletildiği bir oyun olmaktan çıkarıp dikkat ve hesaplama gerektiren bir mücadeleye dönüştürür.
Oyunda her kare aynı özelliği taşımaz. Penk veya bağ adı verilen işaretli karelerde bulunan taşlar rakip tarafından kırılamaz. Bu alanlar oyuncular için güvenli noktalar oluşturur. Diğer karelerde ise rakibin taşının bulunduğu yere gelen oyuncu, o taşı oyun dışına çıkarabilir.
Şükrü Üzümcü’nün araştırmasında 1991 yılında yayımlanan Board Games Round The World kitabındaki benzer bir oyuna da değiniliyor. Ancak söz konusu eserde Şanlıurfa’dan doğrudan bahsedilmediği belirtiliyor. Peçiç’in kentte ilk kez ne zaman oynanmaya başladığına ilişkin kesin bir tarih de bulunmuyor.
Şanlıurfa’nın geleneksel ev eğlenceleri arasında yer alan Peçiç’in günümüzde ne kadar yaygın olduğu bilinmiyor. Buna karşılık oyunun kumaştan hazırlanan zemini, boncuklarla belirlenen sayıları ve taşları koruyan özel kareleri, kentin geçmişteki gündelik yaşamına ilişkin ayrıntıları günümüze taşıyor.
Bu bağlantı sizi https://www.urfanatik.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.
Kaynak: https://www.urfanatik.com/sanliurfanin-unutulan-pecic-oyunu-alti-boncukla-12yi-bulmanin-sirri